Açıkhavanın dili…

Geri

Dünyada ve Türkiye’de sürekli büyüyen iki mecradan biri açıkhava. Açıkhava ile dijital bir araya geldiğinde etkileyici sonuçlar alınıyor. Fikre mecra bazında katma değer katan, o mecranın dilini doğru konuşmak. Bu dili doğru konuşmayan tasarımlar açıkhavadan beklenen sonuçların alınmasını engelliyor.

Hepimiz biliyoruz ki, açıkhava harekete geçirir, farkındalık yaratır ve satış noktasına en yakın mecradır. Açıkhavada verilen mesajların algılanması için gereken süreyi göz önüne almadan yapılan tasarımlar açıkhavanın sağladığı sonuçları düşürüyor. Araştırmalar açıkhavada bir mesajın algılanması için gereken sürenin 3-5 saniye olduğunu gösteriyor. Bu sürede algılanamayacak kadar dolu tasarımlar görevini yerine getiremiyor.

Açıkhavada başarılı kampanyalara bakıldığında; yalınlık, kısa metin, okunaklı yazı karakteri, vurucu tek bir görsel, kontrast renkler, doğru bir açıkhava tasarımının en temel unsurları olarak ortaya çıkıyor. Ancak bütün bu unsurlar tek tek ele alındığında doğal olarak tasarımcının yorumu; istifleme, yazı aralıkları, yazı büyüklükleri, yazı karakteri son derece etkili oluyor.

Adres, telefon/fax numarası, mail adresi, yasal olarak konması zorunlu uyarılar tasarıma girdiğinde 3-5 saniyede okunması koşulu ortadan kalkıyor. Açıkhava için yapılan yatırımın geri dönüşü azalıyor.

ARVAK olarak, her ay açıkhavada yayınlanan reklamlar arasında ARVAK Yönetim Kurulu Üyeleri’nin değerlendirmesiyle doğru tasarım örneklerini “Bak bu olmuş işte!” adı altında reklam sektörü ile www.arvak.com.tr web sayfamız üzerinden paylaşıyoruz.

Açıkhavanın dilini iyi bilmek, açıkhavaya yapılan yatırımın başarısı için temel koşul. 2015 Cannes Açıkhava Büyük Ödülü’nü kazanan iPhone 6 kampanyası tek görsel ve tek cümlelik mesajı ile bu konudaki en yeni ve en çarpıcı örnek.

Türkiye’de de açıkhava mecrasında doğru tasarlanmış işlerin çoğunluk kazanmasının, açıkhavadan beklenen işlevi en doğru biçimde yerine getireceğine inanıyoruz.

Mehmet Demirci

ARVAK Yönetim Kurulu Üyesi